20 günün özeti


Bu ay ve öyle gözüküyor ki bundan sonra da blog konusunda fazlasıyla pasif olacağım. Sizlerle hiçbirşey paylaşamadığım her gün 2-3 yazı yazan ben için çook uzun bir zaman olan şu yirmi günden bahsedeyim biraz. Öncelikle okul yavaş yavaş kasmaya başladı. Anatomi falan, öğğ. Yapabildiğim kadar bişeyler yapıyorum işte.

Sonra bir kızla çıktım tamı tamına 12 gün. 14 ekimden ta 26ekime kadar. Ama o kızı gerçekten çok seviyorum. Ama bir daha birlikte olabileceğimizi hiç sanmıyorum. Biraz da ilk defa terkedilmekten olsa gerek edebiyata olan sevgim ve ilgim kat kat arttı. Bilgisayar başına geçebildiğim 10-15 dklık sürede türk şairlerden şiirler okuyorum, olabildiğince. Bir de sevdiğim söz, şiir, yazıları falan yazdığım bir defter oluşturdum. Çok hoşuma gitti bu iş, sanırım bu defter 5 cilt kadar olur. :D

Bu kadar işte, merak etmeyin diye yazdım bu yazıyı da zaten. Yaşıyorum hala. Çok şükür. Görüşmek üzere. He bu arada GayKedi, Pucca, Victor ve Siminya'ya selamlar.. Pucca ve Siminya nerden çıktı bilmiyorum ama :D esti işte.

Ne Çıkar?


Tut ki gecenin
Alacakaranlığında düşlemişim seni.
Tut ki, rüyalarımı bölmüşsün ne çıkar?
Ne çıkar gündüzlerin selamsız aşkına,
Geceleri kefen biçsen.
Bir anlık hırsla,
Her şeyi yıkıp geçsen, ne çıkar?

Tut ki bundan böyle unutmuşum seni.
Tut ki artık çalan parçalarda ismin geçmesin.
Tut ki yazılan şiirler, seni anmasın,
Varsın eller de unuttu desin.
Ben seviyorum ya seni,
Sen sevmesen, ne çıkar?

Yazan: Bedirhan GÖKÇE

Haftanın Güzeli


Bu haftanın güzeli pop-rock türünde şarkıcı, söz yazarı ve aktris Ashlee Simpson. Jessica Simpson'ın kardeşiymiş kendisi. İlk albümü Autobiography ve aynı zamanda MTV'de gösterilen reality show, Ashlee Simpson Show ile 2004'te önemli başarılar kazanmış. Başarısız bir film olan Undiscovered ile sinema dünyasında görülen Ashlee, 2005 yılında ikinci albümü olan I Am Me'yi çıkardı ve bir kez daha üst sıralarda boy gösterdi. Şu an üçüncü albüm çalışmaları içerisinde. Ashlee'nin en çok gözlerini beğendim. Unutmadan güzelimiz 3 Ekim 1984 yılında doğmuş, yani şu an 25'inci yaşını yaşıyor. Yolun yarısına 10 yıl kalmış..

Fahriye Abla


Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye abla!

Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi,
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
Yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
Bahçende akasyalar açardı baharla.
Ne şirin komşumuzdun sen, Fahriye abla!

Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin.
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye abla!

Gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
En sonunda varmışsın bir erzincanlıya.
Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın,
Hâlâ dağları karlı erzincan’da mısın?
Bırak, geçmiş günleri gönlüm hatırlasın;
Hâtırada kalan şey değişmez zamanla,
Ne vefalı komşumuzdun sen, Fahriye abla!

Yazan: Ahmet Muhip DIRANAS

Kar Mûsıkîleri


Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.

Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,

Bir erganun âhengi yayılmakta derinden…
Duydumsa da zevk almadım İslâv kederinden.

Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.

Birdenbire mes’ûdum işitmek hevesiyle,
Gönlüm dolu İstanbul’un en özlü sesiyle.

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez’deyim artık!

Yazan: Yahya Kemal Beyatlı (Varşova 1927)